Instagram ‘’Beğeni Sayılarını’’ Neden Kaldırılıyor?

Bu yazıyı okuma süresi: 3 dakika

Instagram’da ‘’Beğeni Sayıları’’  Kaldırılıyor. 

Instagram’dan beklenen açıklama geldi. Instagram’ın ‘’beğeni sayılarını’’ kaldıracağına dair söylentiler bir süredir konuşuluyordu. Bu söylentileri kimisi ciddiye aldı, kimisi kulak ardı etti. Instagram ise bugün itibari ile bu söylentilere son noktayı koydu. Beğeni sayısı gibi nicel ölçümlerin olmadığı yeni Instagram, Avustralya, Brezilya, Kanada, İrlanda, İtalya, Japonya, ve Yeni Zelanda’da test edilmeye başlandı. Bu ülkelerde şuanda bazı kişilerin beğeni ve video izlenme sayıları gizleniyor. Yani artık neredeyse bir günü, bir gününü tutmayan sosyal medyada adım adım yeni bir değişikliğe daha gidiyoruz.

Bizi Bundan Sonra Nasıl Bir Instagram Deneyimi Bekliyor?

Peki bizi yeni Instagram’da nasıl bir deneyim bekliyor? Gelin birlikte inceleyelim. Beğeniler, ‘’likelamak’’,  ‘’Like’ın kaç?’’, ‘’Like’ıma bakıcam’’ gibi bir dizi deyimle neredeyse Türkçe’mizde bile kendine yer bulmuşken, onlarsız bir hayat nasıl olacak? Olaya bu noktadan bakınca başta bir tepki veriyorsunuz. Yeniliğe karşı diretesi geliyor insanın. Ama kararınızı peşin peşin vermeden önce bir de Instagram’ın açıklamasını dinleyelim. Bakalım, Instagram böyle bir değişime neden gerek duymuş?

Beğenileri Yalnızca Gönderi Sahibi Görecek

Öncelikle ‘’beğeniler’’ tam olarak kalkmadı, sadece gizlendi. Bunu hatırlatalım. Yani Instagram diyor ki; kendi beğenilerinizi hala görebileceksiniz. Sadece takipçileriniz o gönderinin ne kadar beğeni aldığını veya paylaştığınız bir videonun ne kadar izlendiğini göremeyecek. Buradaki amaç Instagram’ın, takipçilerinizin beğeni sayınıza değil paylaştığınız içeriğin kalitesine odaklanmasını istemesi. Şöyle bir düşününce, bunu biz de istemez miyiz? Yazının başında da bahsettiğim gibi nicel ölçümlerin kaldırıldığı bir Instagram’da, belki de ‘’nitelik’’ daha fazla ön plana çıkacaktır.

Aslında bu uygulamaya aşinayız. Çok uzağa gitmeyin, cevabı yine Instagram’ın içerisinde bulabilirsiniz. Evet, storyler! Storyler de hayatımıza benzer bir şekilde girmedi mi? Hiçbir beğeni ölçütü yok. Kimlerin gördüğünü sadece gönderi sahibi görebiliyor. Storyler hayatımıza girdiğinden beri, kurumsal firmaları hariç tutarsak Instagram’da gönderi paylaşımı zaten bir hayli düşmüştü. Hiçbir ölçütün olmadığı bir platformda insan kendini daha rahat hissetmiyor mu? Tabii bunda gönderinin sadece 24 saat durmasının verdiği rahatlık da var. 24 saat sonra kimse bir daha o anınıza tanık olamayacak. Ama bunu yarı yarıya düşünebiliriz. Bu bir etkense, emin olun diğer etken de gönderilerin beğeniye açık olmayışının verdiği rahatlıktır. En ‘’ben beğeni sayı gibi şeyleri önemsemem’’ diyen bile, paylaşmadan önce insanların gönderisi hakkında ne düşüneceğini eminim ki ölçüp tartıyordur çünkü insanlar onaylanmak ister. Bu nedenle gözünüz 150+ beğenide değildir belki ama underrated kalmış bir gönderiyi de kimse istemez sanıyorum?

Bu durumda ölçütlere bağlı kalınmadığında Instagram’da gönderi paylaşımı tıpkı storyler gibi artabilir. Daha nitelikli paylaşımlara bile kavuşabiliriz. Hatta gözün o an gördüğü güzel bir manzara fotoğrafını ‘’neyse’’ deyip es geçmek yerine, hiçbir ölçütün bulunmadığı bir mecraya atıp, takipçilerinizin de görmesini sağlamak işinize gelebilir. İşte Instagram’ın da amacı bu, beğeni sayınızla değil ne paylaştığınız ile ilgilenmeniz. Böylece paylaşım sayısını da artırmak, Instagram’ı şuan olduğundan bile daha yaşayan bir mecra haline getirmek.

Kurumsal Hesaplar Nasıl Etkilenecek?

Tabii bu durumdan, kurumsal hesaplar nasıl etkilenecek o kısım ayrı bir merak konusu. Beğeni almak için her türlü popüler yöntemi denemek yerine onlar da işin daha çok ‘’niteliksel’’ boyutuna odaklanabilirler hal böyle olunca. Takipçi satın alımı gibi etkenleri ayırt etmek için ise beğeni sayıların ortadan kalkması biraz düşündürücü. Çünkü böyle durumlarda bir sayfanın takipçi satın alıp almadığına dair en büyük ayrım yüksek takipçi sayısına düşük beğeni gelmesidir. Bu durumdan beğeni satışı zarar edecekken, firmalar takipçi satın alımına daha çok yönelebilirler. Çünkü görünüşe göre eldeki tek nicel veri o kalıyor. Etkileşim reklamları da tabii etkilenmesi beklenen bir diğer olgu. Reklamın önemi elbette değişmeyecek ama bazı reklam türlerine yönelik değerlendirmelerde ve Instagram sponsorluklarında yeni bakış açıları da mutlaka beraberinde gelecektir.

Test aşaması henüz ülkemizde başlamadı ancak olumlu sonuç verirse gelmesi yakındır.

Author: Dilara Gürer



Leave a Reply

Your email address will not be published.